Avarya Oyunları, gerçek tarihle hayali bir coğrafyanın iç içe geçtiği, politik gerilim ve insan hikâyeleri üzerine kurulu bir roman serisi. Avarya adlı kurgusal bir ülkede geçen seri, iktidar mücadelelerini, bireyin devletle ve toplumla olan çatışmasını, sadakat, korku ve özgürlük kavramlarını farklı karakterlerin gözünden ele alıyor. Oyunlar, kurallar ve görünmeyen dengeler arasında herkesin bir rolü var ve kimse tamamen masum değil.


Seri dört kitaptan oluşacak: Papaz Kaçtı, Yarım Konken, Esperanza ve Siyah İlaç.
Avarya Oyunları’nı nereden okuyabilirsiniz?
Avar Kağanlığı’nın yıkıldıktan yıllar sonra, modern bir cumhuriyet olarak tekrar kurulduğu alternatif tarihte geçen seriyi 2019 yılında yazmaya başladım. Şu an, yani 23 Ağustos 2026’da, ikinci kitabın (Yarım Konken) 15. bölümü bitmiş halde ve 16.’sına geçtim. Fakat bu kısmı henüz kendime saklıyorum.
İnternette ise ilk kitabın (Papaz Kaçtı) 30. bölümünü yayınladım. 27 Ağustos’da 31. bölümü gelecek ve böyle gidecek.
Bölümler hazır olduğu için her hafta perşembe, Reddit‘te, Inkspired‘da, Wattpad‘de ve 1000Kitap Hikâyeler‘de eş zamanlı olarak paylaşıyorum. Dördüncü kitabın sonuna kadar, umarım, hız kesmeden bu şekilde gidebilirim ve biraz da okuru olur.
Hedefim, serinin basılı kitap olarak yayımlanması. Öyle olursa bölümleri yayından kaldıracağım. Bu yüzden eğer okuma niyetiniz varsa, fazla ertelememeniz çok iyi olur. Çünkü ilk kitabın bütün bölümlerini paylaşmayı bitirir bitirmez yayınevim Kaktüs Sanat ile konuşacağım.
Papaz Kaçtı

Konusu: Yıl 2005… Avarya’nın siyasi hayatında tuhaf bir şeyler oluyor. Kızıl Elma Partisi’nin genel başkanı Bahri Alkan, koltuğunu, henüz 22 yaşındaki Yaz Larende’ye bırakıyor. Diğer yandan, AVİS’in yani Avarya İstihbarat Teşkilatı’nın gizli elemanlarından biri olan Emre Konar, hakkında neredeyse hiçbir şey bilinmeyen Hande Bulut’u arıyor. Peki seçim gecesi ne yapacak? İzini haritaya iskambil sembolleriyle nasıl çizecek? Hande Bulut ne anlatmak istiyor ve Avarya’da neler oluyor?
Avarya muntazam bir ülkeydi, en azından son on beş yıldır. Her yıl tatmin edici büyüme rakamları açıklanıyordu. Çeşitli sanat, spor, bilim dallarında dereceler alınıyordu. Suç oranları düşüyordu. Özgürlükler genişliyordu. Daha doksanlara kadar dışa kapalı olan, yönetime muhalif olanların belirsiz bir akıbete kurban gittiği bu küçük Balkan ülkesi, kısa sayılacak bir sürede Avrupa’nın incisi haline gelmişti.
Üç büyük parti vardı ve beş yılda yapılan parlamento seçimlerinde hemen hemen aynı oy oranlarıyla başa geliyorlardı. Seçim geceleri sonuçlar açıklanmadan önce kimsenin gerçekten meraklandığı görülmezdi. Fikirsel farklılıklarına rağmen ülkeleri yararına işbirliği yapabilen tecrübeli siyasetçilerdi.
Oysaki bu toz pembe görüntü aktif bir mayının üstüne kum serpilmesinden ibaretti. Çatışmanın üstünü örtmek onu sükunete çevirmezdi. Halk, derinlerde sürüp giden bir çabadan habersizdi ve yönetimde herhangi bir şekilde söz sahibi değildi. Parası ya da çevresi olmayanın nüfuzu da olmazdı. Bu, bir fizik kuralı kadar netti.
Perdelerin ardına gizlendi ihtişamlı tahtlar. Sıradan insanlar her zaman kendisine sunulanı bildi. Medyanın sunduğu renkli haberlerle ezberlediği düşünce kalıplarını kendisine ait zannetti. Eski köleler bir kâğıda mühür basarak birkaç efendi arasında seçim yaptı ve buna özgürlük dedi.
Mayının üzerindeki kumlar rüzgârlarla ortadan kalktıktan çok sonra, “Bataktayız!” diye bağırsaydı biri, perdelerin ardını bilen birisi, “Hayır, bu oyunun adı, batak değil.” derdi sakince. “Papaz kaçtı.”
Yarım Konken

Bu kitabın konusu, yayınlandığında yazılacaktır.
(Giriş bölümü, kitap yayınlanınca paylaşılacaktır.)
Esperanza

Bu kitabın konusu, yayınlandığında yazılacaktır.
(Giriş bölümü, kitap yayınlanınca paylaşılacaktır.)
Siyah İlaç

Bu kitabın konusu, yayınlandığında yazılacaktır.
(Giriş bölümü, kitap yayınlanınca paylaşılacaktır.)

