Kurban Bayramı ve Tefekkürler

Suhail Suri’nin kamerasından, sabah namazı. Muhteşem bir kalabalık.

Bütün İslâm aleminin bayramını kutlar, huzurlu, mutlulukla dolu geçmesini dilerim.

Kurban bayramı, bize Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in (aleyhimüsselam) teslimiyetini hatırlatıyor. “Allah için feda etmeye hazır ol,” diyor bize, “Feda etmeye hazır olduğun sana bahşedilir.”

Aslında Allah, bizi yarattığı halde bizden ne kadar az şey istiyor değil mi? Peygamberlerinden istediği gibi canlarımızı, cananlarımızı kurban etmeyi farz kılmıyor. Zamanımızın bir bölümünü ayırmamızı istiyor sadece, bir de para, o da belli bir miktarın üstündeyse.

Allah için harcadığımız vakit de yine iyilik olarak bize dönüyor. Namaz sayesinde zihnimizi dinlendirmiş, erken kalkmış oluyoruz; zekat sayesinde toplumsal yardımlaşmayı canlandırmış oluyoruz; diğer ibadetlerde de onca hayır, onca yarar…

Bayramda hayvanlar bu hakikati anımsatmak için can veriyorlar. Ne kutlu bir amaç uğruna! Eğer etlerini soğuk dolaplarda saklamak yerine ihtiyaç sahipleriyle paylaşırsak işte o zaman yaşamları anlam kazanıyor. Bayram, anlı şanlı bayram oluyor.

Şimdilik benden bu kadar. Bayramımız mübarek olsun!

“Kurban Bayramı ve Tefekkürler” için 2 yanıt

  1. Feda etmeye hazır olduğun sana bahşedilir. Bu cümle üzerine uzun uzun düşünülür. Kabullenmesi zor, mükafatı büyük. Ve bence insanın özgürlüğü de feda etmeyi göze alabilmesiyle mümkün.

    1. Önemli bir meseleye değindin, katılıyorum. Özgürlük insanın en tutkun olduğu… Özgürlüğü feda etmek en zoru… Mükafatı ise gerçek ve sonsuz özgürlük.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir