Bir Mevsim Geldi Geçti

Bu manzarayla karşılaşmamıza çok az kaldı.

Bilgisayarın başına geç, şifreyi gir. Sitenin şöyle bir tozunu al. Parlasın. Derken, bir mevsim sonra yeni yazı gelsin.

Site açılalı üç ay geçmiş, tam üç ay. İnanılmaz. Bu üç ay benim için nice telaşlarla, planladığım ama yapamadığım işlerle, içsel tornadolarla geçti.

Fakat ben, bunlardan bahsetmek istemiyorum. Geçmiş geçmişte kaldı.

Her gün bir yerden göçmek, ne iyi!

Her gün bir yere konmak, ne güzel!

Bulanmadan, donmadan akmak, ne hoş!

Dünle beraber gitti cancağızım,

Ne kadar söz varsa düne ait

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.

Mevlana Celaleddin Rumi, Divan-ı Kebir (teyitsizdir, ben de internetten gördüm.)

Bu ay içerisinde olan güzel bir olaydan bahsetmek isterim. YouTube’daki Cem’den Dinle kanalında yapılan Korku Hikaye Yarışması‘nda Arıza finale kadar yükseldi ve yarışma sonucunda 3. oldu!

Arıza’yı buradan dinleyebilirsiniz. Yazı olarak da siteye ekleyeceğim. Ekledim! Artık okuyabilirsiniz.

Siteyi de tozlandırmayacağım artık. A’dan Z’ye kitaplığımdaki kitapların yorumunu paylaşacağımı İnstagram’da duyurmuştum. O yorumlar buraya gelecek! Yalnız, teknik olarak A’dan Z’ye değil de 1’den Z’ye oluyor çünkü Excel sayıları başa koyuyor.

Peki sizce, ilk olarak hangi kitabın yorumunu paylaşırım? Tahminleri bekliyorum.

Sevgilerimle,

Gizem.

Kurban Bayramı ve Tefekkürler

Suhail Suri’nin kamerasından, sabah namazı. Muhteşem bir kalabalık.

Bütün İslâm aleminin bayramını kutlar, huzurlu, mutlulukla dolu geçmesini dilerim.

Kurban bayramı, bize Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in (aleyhimüsselam) teslimiyetini hatırlatıyor. “Allah için feda etmeye hazır ol,” diyor bize, “Feda etmeye hazır olduğun sana bahşedilir.”

Aslında Allah, bizi yarattığı halde bizden ne kadar az şey istiyor değil mi? Peygamberlerinden istediği gibi canlarımızı, cananlarımızı kurban etmeyi farz kılmıyor. Zamanımızın bir bölümünü ayırmamızı istiyor sadece, bir de para, o da belli bir miktarın üstündeyse.

Allah için harcadığımız vakit de yine iyilik olarak bize dönüyor. Namaz sayesinde zihnimizi dinlendirmiş, erken kalkmış oluyoruz; zekat sayesinde toplumsal yardımlaşmayı canlandırmış oluyoruz; diğer ibadetlerde de onca hayır, onca yarar…

Bayramda hayvanlar bu hakikati anımsatmak için can veriyorlar. Ne kutlu bir amaç uğruna! Eğer etlerini soğuk dolaplarda saklamak yerine ihtiyaç sahipleriyle paylaşırsak işte o zaman yaşamları anlam kazanıyor. Bayram, anlı şanlı bayram oluyor.

Şimdilik benden bu kadar. Bayramımız mübarek olsun!

“Taş Duvarlı Şatolardan Nötron Pillerine” Ne Demek?

Büyülü geçmiş ve çarpıcı gelecek…

Uzun zaman önce belirlediğim bu slogan, Papatya Tarlasında Rönesans‘ta, Güneş Toprak Adası’ndaki şato ile Yedi Mum Serisi‘nde önemli bir enerji kaynağı olarak kullanılan pillerden geliyor.

Genel olarak ise kurmaktan hoşlandığım hayali evrenleri tarif ediyor. Geçmişi ve geleceği -bazen ikisini birden- yazmayı seviyorum. “Zeitgeist(zamanın ruhu) kavramına inanıyorum. Zamanın mekânları, insanları, medeniyeti değiştirmesi hep ilgi çekici gelmiştir.